% 30 İNDİRİM. TÜM DUVAR KAĞITLARINDA GEÇERLİ.
TÜM ÜRÜNLERDE ÜCRETSİZ KARGO
% 30 İNDİRİM. TÜM DUVAR KAĞITLARINDA GEÇERLİ.
TÜM ÜRÜNLERDE ÜCRETSİZ KARGO
Dekorasyon Terimleri Sözlüğü (100 Terim)

Dekorasyon Terimleri Sözlüğü (100 Terim)

A

  1. Asimetri (Asymmetry): (Yunanca "ölçüsüzlük/uyumsuzluk" kelimesinden). Merkez çizgisinin iki tarafında farklı nesnelerin kullanılmasına rağmen görsel dengenin sağlandığı modern yerleşim biçimidir. Gözü sürekli hareket halinde tutarak odada dinamizm yaratır.
  2. Avangart (Avant-Garde): (Fransızca askeri bir terim olan ve "öncü birlik" anlamına gelen kelimeden). Dekorasyonda geleneksel kuralları yıkan, sanatsal, cesur, geleceğe yönelik ve alışılagelmişin dışındaki tasarımları ifade eder.
  3. Akustik (Acoustics): (Yunanca "işitme ile ilgili" anlamına gelen "akoustikos"tan). Ses dalgalarının oda içerisindeki yayılımı ve emilimidir. Hikaye: Eski saraylarda sesin yankılanmasını önlemek için duvarlar kalın kumaşlarla kaplanırdı; günümüzde ise vinil tabanlı, derin dokulu Motifus duvar kağıtları ısı ve ses yalıtımına katkı sağlar.
  4. Alkov / Duvar Nişi (Alcove): (Arapça "kabartmalı kubbe/çadır" anlamına gelen "el-kubbe" kelimesinden İspanyolca ve Fransızcaya geçmiştir). Bir odanın duvarında içe doğru yapılan kemerli veya düz girintilerdir. Küçük evlerde yatak yerleştirmek veya kitaplık yapmak için mükemmel bir negatif alan çözümüdür.
  5. Antika (Antique): (Latince "eski/kadim" anlamına gelen "antiquus"tan). En az 100 yıllık bir geçmişe sahip olan, yapıldığı dönemin ruhunu, işçiliğini ve nadirliğini taşıyan değerli esya veya mobilyalardır.
  6. Arabesk (Arabesque): (İtalyanca "Arap tarzı" anlamına gelen "arabesco"dan). Birbirine dolanan yaprak, dal ve geometrik çizgilerden oluşan karmaşık süsleme sanatıdır. Rönesans döneminde Avrupa saraylarında çok popüler olmuştur.
  7. Avize (Chandelier): (Fransızca "mum tutucu" anlamına gelen Latince "candelabrum"dan). Antik çağlarda tavandan sarkan devasa mumlukların evrimleşerek kristal ve camlarla ışığı odaya dağıtan görkemli aydınlatma araçlarına dönüşmüş halidir.
  8. Alem / Tepe Süsü (Finial): (Latince "son/bitiş" anlamına gelen "finis"ten). Perde kornişlerinin iki ucunda yer alan, merdiven korkuluklarının tepesine koyulan dekoratif küre, ok veya yaprak şeklindeki bitiş süsleridir.
  9. Ayna Parlaklığı (High-Gloss): (İngilizce "Yüksek" ve "Işıltı" kelimelerinden). Işığı %100 oranında yansıtan, yüzeyin adeta cam gibi görünmesini sağlayan ultra parlak boya veya cila türüdür. Küçük mutfak dolaplarında alanı geniş gösterir.
  10. Aksiyal Oda Dizilimi (Enfilade): (Fransızca "ipliğe dizmek" anlamına gelen "enfiler"den). Saraylarda veya büyük malikanelerde, odaların kapılarının aynı hat üzerinde sıralanmasıdır. İlk kapıdan baktığınızda tüm odaların içini bir tünel gibi görerek sonsuzluk hissi yaşarsınız.

B

  1. Barok (Baroque): (Portekizce düzgün şekilli olmayan inci anlamına gelen "barroco"dan). 17. yüzyıl Avrupası'nda doğan; abartılı ihtişam, altın varaklar, ağır süslemeler ve dramatik ışık oyunlarıyla karakterize edilen gösterişli dekorasyon stilidir.
  2. Biyofilik Tasarım (Biophilic Design): (Yunanca "yaşama/doğaya duyulan sevgi" anlamına gelen "biophilia"dan). İnsanın doğayla olan bağını eve taşıma sanatıdır. Canlı bitkiler, doğal gün ışığı kullanımı ve ahşap dokular bu tasarımın temelidir.
  3. Buklet (Bouclé): (Fransızca "kıvrılmış/halkalanmış" anlamına gelen "boucler"den). Düğümlü ve ilmekli ipliklerle dokunan, dokunulduğunda yoğun bir sıcaklık ve yumuşaklık hissi veren, özellikle puf ve koltuk kaplamalarında çok trend olan kuzu yünü görünümlü kumaş türüdür.
  4. Bohem Tarz (Boho-Chic): (Fransızca Çingenelerin yaşam tarzına atıfta bulunan "bohémien" kelimesinden). Kuralları reddeden, etnik desenlerin, hasırların, makromelerin ve bitkilerin özgürce harmanlandığı, rahat ve sanatsal bir dekorasyon üslubudur.
  5. Bizote / Eğimli Kenar (Bevel): (Fransızca "eğim/açı" kelimesinden). Özellikle pleksi tepsilerin veya aynaların kenarlarına dik değil, 45 derecelik açıyla eğim verilerek ışığı kırmasını ve daha elmasvari, zengin bir görünüm kazanmasını sağlayan kesim tekniğidir.
  6. Büfe (Buffet): (Fransızca yemek servis masası anlamına gelen "buffet"den). Yemek odalarında tabak, çatal-bıçak takımlarını depolayan ve üzerine dekoratif objeler yerleştirilen uzun, yatay mobilyadır.
  7. Boyutsallık (Dimensionality): (Latince "ölçmek" anlamına gelen "dimensio"dan). Düz bir duvara veya zemine dikey çizgiler ya da 3D desenler uygulayarak odada optik bir derinlik ve hacim hissi yaratma durumudur.
  8. Balıksırtı (Herringbone): (İngilizce "Mersin balığının kılçığı" şekline benzediği için bu ismi almıştır). Parkelerin veya seramiklerin 45 derecelik açılarla V şeklinde dizilmesiyle oluşan, zemini daha hareketli ve lüks gösteren geleneksel yerleşim stilidir.
  9. Brokar / Ağır Dimi (Brocade): (İtalyanca "kabartma işlemek" anlamına gelen "broccato"dan). Genellikle altın veya gümüş ipliklerle üst üste dokunarak kendinden kabartmalı desenler oluşturulan, saray lüksünü yansıtan ağır ipekli kumaş türüdür.
  10. Bauhaus: (Almanca "Bina yapım evi" kelimesinden). 1919'da Almanya'da kurulan ve "Form fonksiyonu takip eder" felsefesini dünyaya yayan akımdır. Süslemeyi reddeder; bir esyanın güzel olması için önce işlevsel olması gerektiğini savunur.

C - Ç

  1. Çağdaş Tarz (Contemporary): (Latince "aynı zaman diliminde" anlamına gelen "contemporarius"tan). Geçmiş akımlara bağlı kalmayan, "şu an" popüler olan, sürekli akışkan, yumuşak hatlara ve yenilikçi malzemelere odaklanan güncel dekorasyon stilidir.
  2. Çintz / Basma Kumaş (Chintz): (Hintçe "benekli/renkli" anlamına gelen "chint" kelimesinden). Genellikle çiçek desenleriyle bezenmiş, üzerine parlaklık veren özel bir cila sürülmüş geleneksel İngiliz tarzı pamuklu kumaştır.
  3. Çörten / Yaratık Heykeli (Gargoyle): (Fransızca "boğaz/su sesi" anlamına gelen "gargouille"den). Gotik binalarda çatı sularını dışarı akıtan ejderha veya yaratık şeklindeki taş heykellerdir. Günümüzde fantastik dekorasyon objesi olarak kitaplıklarda kullanılır.
  4. Çizgisel Tasarım (Linear Design): (Latince "çizgi" anlamına gelen "linea"dan). Eğriler yerine net ve düz çizgilerin hakim olduğu, gözü yormayan, modern ve minimalist düzenleme biçimidir.
  5. Çıtalama / Kartonpiyer (Molding): (Eski Fransızca "kalıp" anlamına gelen "modle"den). Duvar ile tavan birleşimlerine veya duvar yüzeylerine uygulanan, mekana derinlik ve klasik bir zarafet katan kabartmalı şeritlerdir.
  6. Çiçek Zinciri (Garland): (Fransızca "süslemek" anlamına gelen "garlander"dan). Yılbaşında veya özel davetlerde şömine üzerlerine, merdiven korkuluklarına asılan yaprak, çiçek ve kozalaklardan örülmüş şık şerit süslemelerdir.

D

  1. Duvar Kuşağı (Dado): (İtalyanca "zar" veya "kaide" kelimesinden). Duvarın yerden yaklaşık bir metre yüksekliğine kadar olan alt kısmını, üst kısımdan ahşap bir çıtayla veya farklı bir duvar kağıdıyla ayırarak koruma ve estetik sağlama yöntemidir.
  2. Damask Deseni (Damask): (Suriye'nin başkenti Şam - Damascus şehrinden). İpekli iplerle çift taraflı dokunan, mat ve parlak dokuların kontrastıyla oluşan, adını Orta Çağ'da bu kumaşın ticaret merkezi olan Şam'dan alan sarayvari büyük desen türüdür.
  3. Drape / Pile (Drape): (Fransızca "kumaşla örtmek" kelimesinden). Perdelerin veya masa örtülerinin düz durması yerine, ağır dalgalar ve kıvrımlar halinde estetik biçimde dökümlü bırakılması sanatıdır.
  4. Denim / Kot Dokusu (Denim): (Fransızca "Nîmes şehrinden gelen" anlamına gelen "serge de Nîmes"ten). Dekorasyonda puf kaplamalarında veya kırlentlerde dayanıklılığı ve spor-şık görüntüsü nedeniyle tercih edilen pamuklu, dimi dokuma kumaş türüdür.
  5. Doku (Texture): (Latince "dokumak" anlamına gelen "texere"den). Bir nesnenin yüzey kalitesidir (pürüzsüz pleksi, yumuşak keten veya derin dokulu vinil gibi). Dokuların zenginliği odaya sıcaklık katar.
  6. Dikey Çizgiler (Vertical Lines): (Latince "tepe noktası" anlamına gelen "vertex"ten). Gözü yukarı doğru hareket ettirerek tavanı olduğundan daha yüksek gösteren ve basık odalara ferahlık katan optik hatlardır.
  7. Dekupaj (Decoupage): (Fransızca "kesip çıkarmak" anlamına gelen "decouper"den). Kağıt desenlerin, resimlerin kesilerek mobilya üzerine özel tutkallarla yapıştırılması ve ardından pürüzsüz görünmesi için verniklenmesiyle yapılan süsleme tekniğidir.
  8. Dinamizm (Dynamism): (Yunanca "güç/enerji" anlamına gelen "dynamis"ten). Renk kontrastları veya asimetrik yerleşimlerle mekanda yaratılan hareketlilik ve canlılık hissidir.

E

  1. Eklektik Tarz (Eclectic): (Yunanca "seçmeci" anlamına gelen "eklektikos"tan). Tek bir tarza bağlı kalmadan; farklı dönemlere, kültürlere ve akımlara ait mobilyaları (örneğin antika bir masa ile modern pleksi sandalyeleri) uyum içinde bir araya getirme sanatıdır.
  2. Eskitme Sanatı (Distressing): (Latince "baskı/yıpratma" anlamına gelen "distringere"den). Yeni boyanmış ahşap veya metal mobilyaların zımpara, zincir veya özel asitlerle bilerek yıpratılarak yaşanmışlık ve tarihi bir hava kazanması işlemidir.
  3. Ergonomi (Ergonomics): (Yunanca "iş/çalışma" anlamına gelen "ergon" ve "yasa" anlamına gelen "nomos"tan). Eşyaların insan anatomisine ve hareketlerine kusursuz uyum sağlamasıdır. Örnek: Askıları boyunuza göre ayarlanabilir mutfak önlükleri tam bir ergonomi harikasıdır.
  4. Etejeryer / Ayaklı Raf (Etager): (Fransızca "raf/kat" anlamına gelen "étage"dan). Arkası ve yanları açık, hafif, kolayca taşınabilen, üzerine havlu, kitap veya dekoratif objeler koyulan çok katlı küçük raf mobilyasıdır.
  5. Emaye (Enamel): (Eski Fransızca "eritmek" anlamına gelen "esmail"den). Metal yüzeylerin üzerine cam tozunun yüksek ısıda eritilerek kaplanmasıyla elde edilen; mutfak eşyalarında nostaljik ve parlak bir görünüm sunan dayanıklı kaplamadır.
  6. Egzotik (Exotic): (Yunanca "dışarıdan gelen/yabancı" anlamına gelen "exotikos"tan). Dekorasyonda bambu, palmiye yaprakları, tropikal renkler ve uzak ülkelere ait etnik dokularla mekana tatil köyü havası katma üslubudur.
  7. Endüstriyel Tarz (Industrial Style): (Latince "çalışkanlık/sanayi" anlamına gelen "industria"dan). Tuğla duvarlar, borular ve beton zeminlerin gizlenmeden ham halde bırakıldığı depo/fabrika ruhlu modern dekorasyon tarzıdır.
  8. Elyaf Taban (Non-Woven): (İngilizce "dokunmamış" anlamına gelen kelimeden). Duvar kağıtlarında esnemeyi ve yırtılmayı önleyen, duvarın nefes almasını sağlayan yüksek kaliteli elyaf tabanlı özel tekniktir.

F

  1. Feng Shui: (Çince "Rüzgar ve Su" kelimelerinden). Çevreyle uyum içinde yaşayarak yaşam enerjisini (Chi) evde serbestçe dolaştırmayı amaçlayan antik Çin yerleşim felsefesidir. Kapının tam karşısına ayna asmamak gibi kuralları vardır.
  2. Fresk (Fresco): (İtalyanca "taze/ıslak" anlamına gelen "fresco"dan). Islak sıva üzerine su bazlı boyalarla yapılan duvar resmidir. Sıva kurudukça boya duvarın bir parçası haline gelir. Tarihi sarayların tavanlarında sıkça görülür.
  3. Form: (Latince "şekil/kalıp" anlamına gelen "forma"dan). Bir mobilyanın veya dekoratif objenin dış hatları, geometrik yapısı ve uzayda kapladığı üç boyutlu şeklidir.
  4. Fonksiyonellik (Functionality): (Latince "yerine getirmek" anlamına gelen "functio"dan). Bir mobilyanın sadece güzel görünmekle kalmayıp bir problemi çözmesidir. Hem eşya saklayan hem oturma alanı sunan sandıklı puflar işlevselliğin zirvesidir.

G

  1. Görsel Ağırlık (Visual Weight): (İngilizce "Görsel" ve "Ağırlık" kelimelerinden). Bir nesnenin odada gözü ne kadar meşgul ettiğidir. Koyu renkli hantal bir koltuğun görsel ağırlığı yüksekken, şeffaf bir pleksinin veya ince bacaklı bir pufun görsel ağırlığı çok hafiftir.
  2. Gardırop / Gömme Dolap (Armoire): (Fransızca "silah saklama yeri" anlamına gelen Latince "armorium"dan). Antik çağlarda şövalyelerin zırh ve silahlarını korumak için tasarlanan bu devasa ahşap dolaplar, günümüzde kıyafet ve tekstil depolama mobilyasına dönüşmüştür.
  3. Gofraj / Kabartma (Embossing): (Fransızca "tümsek yapmak" anlamına gelen "embosser"den). Duvar kağıtlarına veya kumaşlara metal silindirlerle yüksek basınç uygulanarak kendinden üç boyutlu dokular ve desenler kazandırılması işlemidir.
  4. Gündüz Yatağı (Daybed): (İngilizce "Day" ve "Bed" kelimelerinin birleşiminden). Ne tam bir koltuk ne de tam bir yatak olan; gündüzleri uzanıp kitap okumak, kestirmek veya misafir ağırlamak için kullanılan şık, arkalıksız uzanma mobilyasıdır.
  5. Geometrik (Geometric): (Yunanca "yer ölçümü" anlamına gelen "geometria"dan). Üçgen, daire, kare gibi net matematiksel formların duvar kağıtlarında veya halılarda kullanılarak mekanda modern, düzenli ve keskin bir ritim yaratılmasıdır.
  6. Greyj (Greige): (İngilizce Gray - Gri ve Beige - Bej kelimelerinin birleşiminden). Ne çok soğuk bir gri ne de çok sıcak bir bej olan, ikisinin mükemmel karışımıyla elde edilen ve son yılların en popüler sakinleştirici duvar rengidir.
  7. Geometrik Derinlik (Geometric Depth): İnce çizgilerin veya iç içe geçen küplerin gözü yanıltarak düz bir duvarı derin bir koridor gibi algılatması durumudur; dar odalar için harika bir genişletme taktiğidir.
  8. Gotik (Gothic): (Kuzey Avrupa kavimi "Gotlar"dan). 12.-16. yüzyıllar arasında hakim olan; yüksek sivri kemerler, koyu renkler, kasvetli ama dikey görkemli mimari yapılar ve mistik şamdanlarla tanınan dekorasyon stilidir.

H

  1. Hygge: (Danimarka dilinde "ruhsal esenlik, sıcaklık, konfor" anlamına gelir). Evde sıcak çoraplar, loş mum ışığı, yumuşak runnerlar ve keten örtülerle yaratılan, sevdiklerinizle huzurlu anlar paylaşmayı odak alan İskandinav yaşam ve dekorasyon felsefesidir.
  2. Homojen Aydınlatma (Homogeneous Lighting): (Yunanca "aynı cinsten" anlamına gelen "homogenes"ten). Işığın tek bir noktadan gözü alacak şekilde değil, difüzörler veya abajurlar yardımıyla odaya eşit ve yumuşak şekilde dağıtılmasıdır.

I - İ

  1. Işık Dağıtıcı (Diffuser): (Latince "etrafa yaymak" anlamına gelen "diffundere"den). Aydınlatma elemanlarında ampulün çiğ ışığının gözü yormasını engellemek için önüne koyulan mat cam, pleksi veya kumaş katmandır; ışığı odaya homojen yayar.
  2. İşlevsel Estetik (Functional Aesthetics): Güzellik ile faydanın birleşimidir. Bir objenin sadece göz zevkine hitap etmeyip yaşamı kolaylaştıran bir amaca da hizmet etmesi durumudur.
  3. İllüzyon (Illusion): (Latince "oynamak/aldatmak" anlamına gelen "illusio"dan). Çizgiler, aynalar veya renk oyunları kullanarak beynin mekanın gerçek boyutlarını olduğundan daha büyük algılamasını sağlama sanatıdır.

J

  1. Japandi: Japon minimalizmi (Wabi-Sabi) ile İskandinav fonksiyonelliğinin (Hygge) evlenmesinden doğan, sade, huzurlu ve toprak tonlarının hakim olduğu hibrit tarzdır.

K

  1. Konsept (Concept): (Latince "zihinde tutulan fikir" anlamına gelen "conceptus"tan). Bir evi dekore etmeye başlamadan önce belirlenen; renklerin, malzemelerin ve mobilya tarzlarının birbiriyle uyum içinde olmasını sağlayan ana ana fikir, tasarım felsefesidir.
  2. Kontrast / Zıtlık (Contrast): (Latince "karşı durmak" anlamına gelen "contra-stare"den). Siyah ve beyaz gibi tamamen zıt renklerin veya mat ve parlak gibi farklı dokuların yan yana kullanılarak mekanda görsel bir şok etkisi ve derinlik yaratılmasıdır.
  3. Küratör / Seçici (Curator): (Latince "gözetmek/iyileştirmek" anlamına gelen "curare"den). Dekorasyonda, evdeki objelerin rastgele değil, sanatsal bir gözle, hikayesi olacak şekilde seçilip sergilenmesi sürecini (obje küratörlüğü) ifade eder.
  4. Korkuluk Direği (Baluster): (İtalyanca nar çiçeği anlamına gelen "balaustra"dan). Merdiven korkuluklarını taşımak için kullanılan süslü dikey sütunlardır. Şekli nar çiçeğinin tomurcuğuna benzediği için bu ismi almıştır.
  5. Kilit Aynası (Escutcheon): (Latince "kalkan" anlamına gelen "scutum"dan). Kapı kilit deliklerinin veya kollarının etrafını çevreleyen, hem koruma sağlayan hem de pirinç, krom gibi malzemelerle kapıya şıklık katan dekoratif metal plakalardır.
  6. Kakmacılık (Inlay): Ahşap veya mermer yüzeyde açılan oyuklara sedef, fildişi veya farklı renkte ahşaplar yerleştirerek pürüzsüz desenler oluşturma zanaatıdır.
  7. Kitsç (Kitsch): Estetik değerden yoksun, rüküş, abartılı ve sanatsal olarak "kötü" kabul edilen ama bilerek kullanıldığında eğlenceli ve pop-art bir hava katan objelerdir.
  8. Keten Dokusu (Linen Texture): Keten bitkisinin liflerinden gelen, doğal, gözenekli ve nefes alan yüzey yapısıdır. Sofra tekstiline zahmetsiz bir zarafet katar.

L

  1. Laminasyon (Lamination): (Latince "ince tabaka" anlamına gelen "lamina"dan). Birden fazla malzemenin ısı ve basınçla birleştirilerek daha dayanıklı (leke tutmaz, silinebilir) hale getirilmesi işlemidir.
  2. Loft: Eski fabrika veya depolardan dönüştürülmüş, yüksek tavanlı, duvarsız ve açık planlı geniş dairelerin dekorasyon stilidir.
  3. Loş Işık (Ambient Light): Gözü yormayan, mekana romantik, sakin ve dinlendirici bir atmosfer katan düşük lümenli sıcak aydınlatma tarzıdır.

M

  1. Minimalizm (Minimalism): "Az çoktur" (Less is more) felsefesiyle, evi sadece ihtiyaç duyulan ve huzur veren az sayıda eşyayla dekore etme akımıdır.
  2. Monokrom (Monochrome): Tek bir rengin farklı tonlarını (örneğin sadece grinin koyudan açığa tonlarını) kullanarak odada asil bir bütünlük yaratma sanatıdır.
  3. Mobilya Aksesuarı (Hardware): (Eski İngilizce "sert esya" kelimesinden). Dolap kapaklarındaki kulplar, çekmece rayları ve menteşeler gibi mobilyanın işlevini yerine getiren ve metal şıklığı katan tüm küçük parçalardır.
  4. Menfez / Kafes (Grille): (Fransızca "parmaklık" anlamına gelen "grille"den). Radyatörleri (kalorifer peteklerini) gizlemek için önlerine yapılan, havanın geçmesine izin veren estetik ahşap veya metal delikli panellerdir.

N

  1. Negatif Alan (Negative Space): Odanın mobilyayla doldurulmamış, gözü dinlendiren boş alanlarıdır. Boş alan ferahlık demektir. Örnek: Kalabalık örtüler yerine sade Amerikan servis kullanarak masada negatif alan bırakabilirsiniz.
  2. Niş (Niche): Duvarın içine doğru oyulmuş, biblo, mum veya kitap koymaya yarayan estetik girintilerdir.
  3. Nötr Renkler (Neutral Colors): (Latince "ne o ne öbürü" anlamına gelen "neuter"den). Beyaz, bej, gri ve siyah gibi diğer canlı renkleri dengeleyen ve mekanın fonunu oluşturan sakinleştirici renk ailesidir.

O - Ö

  1. Önlük (Apron): (Fransızca "küçük masa örtüsü" anlamına gelen "naperon" kelimesinden türemiştir). Zamanla baştaki "n" düşerek modern halini almıştır. Orta Çağ'da ustaların zanaatını gösteren bir üniformaydı. Bugün mutfakta şıklığın simgesidir. Örnek: Nefes alan Motifus ince keten mutfak önlükleri, sizi mutfakta bir şef gibi hissettirir.
  2. Odak Noktası (Focal Point): (Latince "ateş ocağı" anlamına gelen "focus"tan). Eski evlerde tüm yaşam ocağın (şöminenin) etrafında dönerdi. Bugün ise odanın ana dikkat merkezidir. Şık bir duvar veya görkemli bir puf, odanın odağını belirler.
  3. Optik İllüzyon (Optical Illusion): Çizgilerin gücüyle gözü yanıltarak tavanı daha yüksek veya odayı daha geniş gösterme sihirbazlığıdır.
  4. Oluk / Yiv (Fluting): (Eski Fransızca "flüt" kelimesinden). Antik sütunlarda, modern mobilya kapaklarında veya puf tabanlarında görülen, dikey ve yan yana sıralanmış içbükey yarım daire oluklardır. Mekana dikey bir hareket kazandırır.

P

  1. Puf / Minder Koltuk (Ottoman): Osmanlı'dan Avrupa saraylarına geçen, arkalığı ve kolları olmayan tabure-minder mobilyadır. Sandıklı puflar dağınıklığı gizleyen harika birer akıllı puftur.
  2. Pleksi (Plexiglass): Camdan daha dayanıklı, ışığı mükemmel geçiren şeffaf akrilik malzemedir. Görsel ağırlığı sıfır olduğu için pleksi tepsiler odada hiç yer kaplamıyormuş gibi hissettirir.
  3. Patina: Ahşap veya metallerin yıllar içinde hava ve dokunmayla kazandığı, taklit edilemez doğal yaşanmışlık cilası, asil eskimedir.
  4. Püskül (Fringe): (Latince "iplik ucu/saçak" anlamına gelen "frimbria"dan). Perde kenarlarına, runner uçlarına veya puf tabanlarına dikilen, tekstile hareket, zenginlik ve klasik bir hava katan tekstil süslemesidir.
  5. Pastel Tonlar (Pastel Tones): (İtalyanca "hamur" anlamına gelen "pasta"dan). Renklerin beyazla yumuşatılmış, gözü yormayan, sakinleştirici ve ışığı maksimum yansıtan soft tonlarıdır.
  6. Panoramik Desenler (Panoramic Patterns): Duvar kağıtlarında kesintisiz bir manzara veya derinlik algısı sunarak odaya adeta yeni bir pencere açılmış hissi veren geniş tasarımlardır.

R

  1. Runner: Yemek masasının ortasına boylu boyunca serilen, masanın ahşap zeminini kapatmadan şıklık ve düzen katan uzun dar dekoratif örtüdür.
  2. Ritim (Rhythm): (Yunanca "akış/ölçülü hareket" anlamına gelen "rhythmos"tan). Renklerin, desenlerin veya objelerin oda içerisinde belirli aralıklarla tekrarlanarak gözü yormayan müzikal bir düzen oluşturmasıdır.
  3. Rönesans Stili (Renaissance Style): Simetri, oran ve antik Roma sütun düzenlerinin yeniden doğuşunu simgeleyen, dengeli ve sanatsal derinliğe sahip klasik tarzı ifade eder.

S - Ş

  1. Şifonyer (Chiffonier): (Fransızca "paçavra/ufak tefek eşya kutusu" anlamına gelen "chiffonnier"den). Kelime kökeni komik olsa da, evdeki tüm ufak tefek giysileri ve dağınıklığı çekmecelerinde toplayan dikey, çok çekmeceli zarif yatak odası mobilyasıdır.
  2. Şezlong / Uzanma Koltuğu (Chaise Longue): (Fransızca "uzun sandalye" kelimesinden). Bir ucu başı destekleyecek şekilde yüksek, ayak uzatmak için minderi uzatılmış, dinlenme ve okuma köşelerinin vazgeçilmez asil koltuk tasarımıdır.
  3. Simetri (Symmetry): Odanın merkezine göre iki tarafın da birbirinin aynısı olacak şekilde (örneğin yatağın iki yanına aynı komodini koymak) yerleştirilmesiyle elde edilen resmi dengedir.
  4. Soyut Sanat (Abstract Art): (Latince "soyutlanmış/ayrılmış" anlamına gelen "abstractus"tan). Gerçek dünyadaki nesneleri birebir taklit etmek yerine; renk, çizgi ve formların özgürce kullanıldığı, mekana modern ve entelektüel bir hava katan sanat tarzıdır.
  5. Sütun Başlığı (Capital): (Latince "baş/kafa" anlamına gelen "caput"tan). Antik mimaride dikey sütunların en üstünde yer alan, çatı yükünü dengeleyen ve iyon, korint gibi süsleme sanatlarını barındıran mimari tepe noktasıdır.
  6. Sırlama / Cila (Glaze): (Eski İngilizce "cam" anlamına gelen "glaes"ten). Seramik objelerin veya ahşapların üzerine sürülerek onları suya dayanıklı, parlak ve pürüzsüz hale getiren sıvı cam tabakasıdır.
  7. Smart Tasarım (Smart Design): Teknolojiyi veya akıllı mühendisliği dekorasyona entegre ederek, az alanda maksimum verimlilik sağlayan mobilya çözümleridir.

T - V - W - Y

  1. Vurgu Duvarı (Accent Wall): (İngilizce "Accent" - Vurgu/Aksan kelimesinden). Odanın tüm duvarlarını boyamak yerine, sadece tek bir duvarı odak noktası yapma sanatıdır. Bir odaya girdiğinizde gözün ilk çarpacağı yeri siz seçersiniz. Örnek: TV ünitesinin arkasını Motifus Çizgili Duvar Kağıdı ile kaplamak ikonik bir vurgu duvarı yaratır.
  2. Veneer Kaplama (Veneer): Değerli bir ağacın incecik tabakasının, dayanıklı bir panel üzerine yapıştırılmasıyla elde edilen doğal görünümlü mobilya yüzeyidir.
  3. Wabi-Sabi: Kusurların içindeki güzelliği bulmayı amaçlayan; eskiyen, çatlayan eşyaları atmayıp yaşanmışlığı kutsayan antik Japon felsefesidir.
  4. Yapay Doku / Taklit Boyama (Faux Finish): (Fransızca "sahte" anlamına gelen "faux"dan). Düz bir ahşabı veya alçıyı boya teknikleriyle mermer, mika veya eskitilmiş metalmiş gibi gösterme sanatıdır; bütçe dostu lüks illüzyonudur.